Panik Atak Tedavi Gerektiren Bir Hastalık

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
TuRKuaZ'm
alaturka
Emektar


Kayıt: 22.08.2007
Üye No: 88,185
Şehir: İstanbul
Offline




Tarih: 03 Ağustos 2010, 11:54 Tek mesaj gösterimi1

"Bir anda korku geliyor. Eyvah kalp krizi geçiriyorum diyorum. Hemen acil olarak bir hastaneye gitmeye çalışıyorum. Doktorlar muayene ettikten sonra bir şeyimin olmadığını söylüyorlar. Öyleyse neyim var benim…" Siz de bu belirtileri yaşayıp kendi kendinize "Neyim var benim?" diye soruyorsanız sakın paniklemeyin. Panik atak hastası olabilirsiniz…

Şehir yaşamının getirdiği, görülme sıklığı artan ruhsal sorunlardan biri de panik atak. Sadece Amerika’da her 4 kişiden biri panik atak hastası. Hafife alınmayacak kadar ciddi bir hastalık olan panik atak en çok 20-30'lu yaşlarda ve kadınlarda görülüyor. Titiz, mükemmeliyetçi kişiler ve stresli işlerde çalışanlar da risk altındalar. Panik atak çoğu kez fiziksel belirtilerle ortaya çıkan, korku ve endişe yaratan bir ruhsal hastalık. Panik atak geçiren insanların büyük çoğunluğu kalp krizi geçiriyormuş hissine kapılıyorlar. Üstelik kalp krizi geçirdiğini düşünen bir panik ataklı birey gerçekten kalp krizi geçirmiş birinden daha yüksek korku yaşıyor. "Bu durum hastalığın doğasından kaynaklanmaktadır." diyen International Hospital Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, panik atak hastalarıyla ilgili şunları söylüyor: "Hastalar genellikle kalp krizi geçirdiğini düşündüğü, nefes alma güçlüğü çektiği ya da bedeninde uyuşukluklar, güçsüzlükler ya da bayılma hissi hissettiği için acil servislere başvurabilir. Belirli testler ve incelemeler yapıldıktan sonra bu durumun fiziksel bir hastalık olmadığı anlaşıldığında hastaya panik atak geçirmiş olduğu bunun ruhsal bir hastalık olduğu söylenir. Birçok kişi haklı olarak bu açıklamayı kolay benimsemez. İlk tepki ruhsal bir sorunun tansiyonu ve kalp atışlarını yükselteceğine inanamamaktır. Bazı kişiler ise psikolojik yardım alma konusunda biraz ön yargılıdır. Ancak bu hastalık ruhsal yardım alınmazsa daha fazla sorun yaratabilir."

Kimler risk altında?

Araştırmalara göre panik bozukluk 20'li yaşların ortasında başlıyor. Dünyada görülme oranı yüzde 3 – 5 arasında. Ancak insanların üçte biri hayatları boyunca en az bir kez panik atak geçiriyorlar. İstatistikler kadınlarda daha çok görüldüğünü ortaya koyuyor. Bazı araştırmacılar panik bozukluğu olan erkek sayısının sanıldığından daha fazla olduğunu, çünkü erkeklerin, panikle ilgili zorlukları kabullenmeye eğilimli olduklarını ve daha az tedavi arayışına girdiklerini düşünüyorlar. Kadın ya da erkek olsun tüm titiz, mükemmeliyetçi kişiler ve stresli işlerde çalışanlar da panik atak hastası olma riski ile karşı karşıyalar. Büyük depremler sonrasında da panik atak başvurularında artış görülüyor.

Belirtileri dikkate alın

Panik atakla birlikte zaman zaman bazı psikolojik rahatsızlıklar görülebiliyor. Bunlardan ilki depresyon. Diğeri ise halk arasında takıntı hastalığı olarak bilinen obsesif kompulsif bozukluk. Panik atak krizleri genellikle 2-5 dakika içinde şiddetli yaşanıyor ve ortalama 20 dakika sürüyor. Peki belirtileri neler? Dr. Ayas belirtileri şöyle sıralıyor:

- Çarpıntı, nefes darlığı
- Halsizlik, baş dönmesi
- El ve ayaklarda uyuşma-karıncalanma
- Korku, kaçma isteği
- Göğüste ağrı, yanma hissi
- Yutma güçlüğü
- Titreme, sallanma, bayılma hissi
- Kızarma, ürperme
- Bulantı, karın ağrıları ve krampları
- Tansiyon yükselme ve düşmeleri
- Ve bütün bu belirtilere eşlik eden endişe, ölüm korkuları, çaresizlik ve panik duyguları.

Uzmana başvurmakta geç kalmayın

Ataklar başladığında ilk yapılan bir hastanenin acil servisine başvurmak. Hastaların psikiyatriste başvurmaları uzun zaman alıyor. Bu gecikmeler hastalığın ilerlemesine neden oluyor. Eğer böyle bir rahatsızlıktan şüpheleniyorsanız bir an önce psikiyatriste başvurmanızda fayda var. Dr. Ayas, "Tedavi ve yardım arayışında gecikmemek gerekir çünkü panik atak tedavisi olan bir hastalıktır." diyerek şöyle devam ediyor:
"Uzman tarafından öncelikli olarak sorunun fiziksel kaynaklı olup olmadığını ayırt etmek için bazı tetkikler yaptırılır. Fiziksel bir bulgu yoksa yaşananların panik bozukluk olduğu açıklık kazanır."

Tedavisi zor değil

Tedavide ilaç ve psikoterapi birlikte kullanılıyor. Panik atakların şiddetlendiği dönemlerde ya da panik ataklara depresyonun da eşlik ettiği durumlarda ilaç tedavisi kaçınılmaz bir seçenek. Atakların kontrol altına alınması ile birlikte psikoterapi uygulamalarına geçiliyor. İyi tedavi edilmiş panik bozukluğunda tam iyilik elde etme oranları son derece yüksek.






_________________
../seni bu kör kuyulardan salan neyin şarkısıysa,
gözlerinin kahvesinden içtiğim de oydu..
Şimdi eksilen her yanıma adını verdim,
bu yüzden güzelim ben..
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz