Şiir ve Türleri

Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder « Önceki başlıkSonraki başlık »
 Yazar  Mesaj
L£0N
sen kuşları boşver
Bölüm Yöneticisi


Kayıt: 12.02.2006
Üye No: 48,692
Şehir: Türkiye
Offline




Tarih: 18 Ağustos 2009, 13:58 Tek mesaj gösterimi1



    Herkese merhaba.
    Kâğıdı, kalemi hesap yapmak için elimize almadığımız zamanlarda zihnimizin, kalbimizin, sıkıntılarımızın ya da mutluluğumuzun aynasını yansıtır şiir.

    Peki şiir aslında nedir, nasıl yazılır?
    Aslında şiir yazabiliyor muyuz?
    Veya her duygu aktarımı bir şiir olabilir mi?

    Buyurun, hep beraber şiiri tanıyalım:


    Şiir
    Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasıdır.

    Şiiri düz yazıdan ayıran ölçü, mısra, ahenk gibi unsurlar vardır.
    Nazım (şiir) biçimindeki yazılara "manzum"; Nazım parçalarına da "manzume" denir.

    Mısra (Dize):
    Ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım birimidir.
    Nazım Birimi:
    Şiiri oluşturan mısra kümelerine nazım birimi denir. Dörtlük,bend,beyit...
    Beyit (İkilik):
    Aynı ölçüde olan ve anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım birimidir.
    Ölçü (Vezin):
    Şiirde dizelerin hece sayısına veya hecelerin ses değerine göre bir uyum içinde olmasıdır.


Belki burada birkaç sorumuzun cevabını bulabilmişizdir.
Ama şiiri yeterince tanıdık mı?

Ölçüleri neler?


    Hece Ölçüsü
    Şiirde dizeleri oluşturan sözcüklerin hece sayılarının eşitliğine dayanan ölçüdür. Hece ölçüsüyle yazılmış dizeler okunurken belli yerlerde durulur.Durulan bu yerlere "durak" denir. Durak sözcüğün sonunda yer alır.

    Aruz Ölçüsü
    Dizelerdeki hecelerin uzunluk ve kısalığına göre, açık ya da kapalı oluşuna göre düzenlenmesidir. Kısa heceler nokta (.) uzun heceler çizgi (-) ile gösterilir.

    İmale
    Aruz kalıbına uydurmak için kısa hecenin uzun sayılmasıdır.

    Zihaf
    Uzun heceleri kısa okumaktır.

    Serbest Ölçü
    Bu ölçüde hecelerin sayısı ya da uzunluğu kısalığı dikkate alınmaz.


    Biraz daha içine giriyoruz şiirlerin.
    Yani bizim yazdığımız türlere.

    Acaba ne tür şiirler yazıyoruz.
    İnceleyelim...


    Konularına Göre Şiir Türleri

    1. Lirik Şiir: Duygu ve düşüncelerin coşkulu bir dille anlatan şiire lirik şiir denir.

    Eski Yunan edebiyatında şairler şiirlerini Lyra (lir) denilen bir sazla söyledikleri için bu tür şiirlere lirik denilmiştir. Lirik şiir, dünya edebiyatında en çok işlenen ve sevilen şiir türüdür. Lirik şiirler insan yüreğine seslenen , okunduğunda insanı duygulandıran , coşkulandıran şiirlerdir. Batı edebiyatında Rönesans devrim şairlerinin(PETRERCA,RONSARD) daha sonra da ilke olarak içe dönüklüğü benimseyen romantik şairlerin(Lamartine ,Hugo, Goethe, Schiller) duygusal ve öznel bir nitelik gösteren şiirlerin bu türün başarılı örnekleridir.

    "Ne zaman seni düşünsem
    Bir ceylan su içmeye iner
    Çayırları büyürken görürüm
    Her akşam seninle
    Yeşil bir zeytin tanesi
    Bir parça mavi deniz
    Alır beni
    Seni düşündükçe
    Gül dikiyorum elimin değdiği yere
    Atlara su veriyorum
    Daha bir seviyorum dağları
    ( İlhan BERK)"

    "'NERDESİN?'
    Geceleyin bir ses böler uykumu.
    İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin?
    Arıyorum yıllar var ki ben onu,
    Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
    Gün olur sürüyüp beni derbeder,
    Bu ses rüzgarlara karışır gider.
    Gün olur peşimden yürür beraber,
    Ansızın haykırır bana: Nerdesin?
    Bütün sevgileri atıp içimden,
    Varlığımı yalnız ona verdim ben,
    Elverir ki bir gün bana derinden
    Ta derinden bir gün bana "Gel" desin (Ahmet Kutsi TECER)"

    2. Pastoral Şiir: Çoban ve kır yaşamını,doğa güzelliklerini anlatan şiirlere pastoral şiir denir.
    Pastoral şiirlerin her türlü süsten, yapmacıktan, gösteriş ve söz oyunlarından uzak bir yapısı vardır. Bunlara bukolik şiir(çoban şiiri) de denir.

    Pastoral şiirin iki biçimi vardır:

    İDİL: Bir ozanın ya da çobanın ağzından yazılıp kır yaşamının çekiciliğini , güzelliğini anlatan çobanıl aşkı yansıtan kısa şiirlere denir.

    EGLOG: Birkaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan, aşk, kır yaşamı üzerine duygu ve düşüncelerini yansıtan pastoral şiirlere denir.

    "Avludan geçtiğini gördü gelinin
    Suya gidiyordu öğle güneşinde
    Ardında bebesi yalınayak
    Geride Karabaş
    Tozlu yoldan
    Söğütlerin oradaki çeşmeye
    Yalağında bulutlar yıkanan çeşmeye
    (Oktay RIFAT)"

    "Gümüş bir dumanla kapandı her yer
    Yer ve gök bu akşam yayla dumanı
    Sürüler , çeşmeler , sarı çiçekler
    Beyaz kar, yeşil çam, yayla dumanı ( Ömer Bedrettin UŞAKLI)"

    3. Epik Şiir: Epik sözcüğü, Yunancada destan anlamındaki epopeden gelmektedir. Yazının bulunuşundan önceki dönemlerde ulusların hayatında derin izler bırakan tarihsel olayları dile getiren destanlar epik şiir sayılır.Epik şiirlerde yiğitlik, kahramanlık, savaş… temaları işlenir.Her epope ( destan) ya da epik şiirlerde tarihsel bir gerçek vardır. Epik şiir bu gerçekten kaynaklanır.Epik şiirlerin çoğu , okuyucuyu coşkulandırdığı için lirik özellikler de taşır.

    "Durduk , süngü takmış kafir ayakta
    Bizde süngü yok
    Bir hayret kızıllığı akardı üstümüzden
    Dehşetten daha çok
    Durduk , süngüsü düşmanın pırıl pırıl ,
    Önümüze çıktı bir gündüz,bir gece
    Korku değil haşa
    Bir büyük düşünce.
    (F.Hüsnü DAĞLARCA)"

    "Kalktı göç eyledi Avşar elleri,
    Ağır ağır giden eller bizimdir.
    Arap atlar yakın eder ırağı,
    Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.
    Belimizde kılıcımız Kirmani,
    Taşı deler mızrağımın temreni.
    Hakkımızda devlet etmiş fermanı,
    Ferman padişahın,dağlar bizimdir.
    Dadaloğlu'm birgün kavga kurulur,
    Öter tüfek davlumbazlar vurulur.
    Nice koçyiğitler yere serilir,
    Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir. (Dadaloğlu)"

    4. Didaktik Şiir: Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiir türüdür. Eski çağlarda ozanların eğitici öğretici bir kişi olduğu kabul ediliyordu. Eski Yunan edebiyatında HESİODOS bu türün ilk örneklerini vermiştir.Türk edebiyatında "ta'limî" terimi de aynı anlamda kullanılmıştır. Manzum hikâyeler ve fabllar da bu gruba girer.

    "'KARGA İLE TİLKİ'
    Bir dala konmuştu karga cenapları;
    Ağzında bir parça peynir vardı.
    Sayın tilki kokuyu almış olmalı;
    Ona nağme yapmaya başladı:
    "Ooooo! Karga cenapları, merhaba!
    "Ne kadar güzelsiniz; ne kadar şirinsiniz
    "Gözüm kör olsun yalanım varsa
    "Tüyleriniz gibiyse sesiniz
    "Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın."
    Keyfinden aklı başından gitti bay karganın;
    Göstermek için güzel sesini
    Açınca ağzını düşürdü nevâlesini.
    Tilki kapıp onu dedi ki: "Efendiciğim,
    Size küçük bir ders vereceğim;
    Alıklar olmasa iş kalmaz açık gözlere;
    Böyle bir ders de değer sanırım bir peynire"
    Karga şaşkın, mahcup biraz da geç ama,
    Yemin etti gayrı faka basmayacağına. (Çev: Orhan Veli)"

    "Şunlar ki çoktur malları
    Gör nice oldu halleri
    Sonucu bir gömlek imiş
    Anında yoktur yenleri (Yunus EMRE)"

    5. Satirik Şiir: Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.

    "Söylersin de söz içinde şaşmazsın
    Helâli haramı yersin seçmezsin
    Nasibin kesilir de sular içmezsin
    Akar çaylar senin olsa ne fayda
    (Pir Sultan Abdal)"

    "'Han-ı Yağma'
    Yiyin, efendiler, yiyin, bu can katan masa sizin;
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
    Verir zavallı memleket, verir ne varsaimalını,
    Vücudunu, hayatını, ümidini, hayâlini;
    Bütün gönül sevincini, olanca rahat hâlini;
    Hemen yutun, düşünmeyin haramını helâlini,..
    Yiyin efendiler, yiyin, bu yerde bu İştihâ sizin; .
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
    Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın gider ayak!
    Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak.
    Bugün ki mideler diri, bugün ki çorbalar sıcak.
    Atıştırın, tıkıştırın kapış kapış, çanak çanak…
    (Tevfik Fikret)"

    6. Dramatik Şiir: Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün(19. yy.) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.

    Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve kommedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır.
    Batı edebiyatında Corneille, Racine, Shakespeare; Türk edebiyatında Namık Kemal, Abdülhak Hamit Tarhan, Faruk Nafiz Çamlıbel dramatik şiirin en güzel örneklerini vermişlerdir.

    "'GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ'
    Salâ verilirken kalktık kahveden,
    Kızın babası yanımızda, boyu uzun,
    Zayıf, ağzı mırıltılar.
    On köylü, iki subay, bir tezkereci er,
    Sıralandık ahşap mescidin avlusunda,
    Aldık cenazeyi sarsmadan, iğreti
    Ve hafif, gözlerimiz yerde,
    Kayıp bir tayın izini süreriz sanki...
    (Melih Cevdet Anday)"

    "'SUNA'
    Bu hepsini işitmiş... Sen gün günden ağırsın!
    Gönlüm sana derdini daha nasıl bağırsın ?
    Ey Tanrı senin de mi boşaldı deryaların ?
    Senin de kalmadı mı bir teselli pınarın ?
    Biz senin rahmetini bekliyorken ufuktan
    Bizler gibi sende mi bunaldın susuzluktan ?
    En sonra, Gök Tanrısı, Su Tanrısı ’ yken adın
    Suna’ nın bir içimlik kanına mı susadın ?
    (Faruk Nafız Çamlıbel)"

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
kriz232
Emektar
Emektar


Kayıt: 21.04.2006
Üye No: 56,857
Offline


Yasaklandım

Tarih: 20 Ağustos 2009, 13:30 Tek mesaj gösterimi2

Teşekkürler ortak emek verip uğraştığın için.Bildiğimiz şeyler deyip geçmemeliyiz bence ,okuyunca insan hatalarını görebiliyor.
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
_sSs_
BordoMavi !
TurkBoard Fan


Kayıt: 09.05.2006
Üye No: 59,368
Şehir: TRABZON
Gizli




Tarih: 09 Aralık 2009, 06:33 Tek mesaj gösterimi3

Bu bilgiler için teşekkürler...
Şiiri yazmak kadar okumayıda bilmek gerekmektedir..
Ellerine sağlık..

 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
kırık_kalem
"Turn me On"
TurkBoard Fan


Kayıt: 09.04.2007
Üye No: 79,381
Şehir: adana
Offline




Tarih: 14 Ocak 2010, 10:10 Tek mesaj gösterimi4

eyvallah arkadaşm çok güzel bir paylaşım olmuş emeğine sağlık Saygılar




_________________
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
hayalci1



Kayıt: 26.04.2006
Üye No: 57,477
Offline




Tarih: 17 Mart 2010, 00:16 Tek mesaj gösterimi5

Bilgiler için çok teşekkürler....
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Adsız ve Kayıp



Kayıt: 01.11.2008
Üye No: 140,239
Offline




Tarih: 26 May 2010, 00:54 Tek mesaj gösterimi6

Keşke ders kitaplarında da böyle basit bir şekilde yazılsa şimdi bilmediğim şeyleri öğrenmiş oldum.

Güzel paylaşım teşekkürler emeğin için.. Saygılar
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
gurbetkusu



Kayıt: 14.04.2015
Üye No: 200,385
Offline




Tarih: 12 Temmuz 2015, 00:05 Tek mesaj gösterimi7

tesekkürler...
 Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön 
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 7 mesaj bulunuyor] « Önceki başlıkSonraki başlık »


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz